İbadetin Motoru,Korku Değil Koşulsuz Aşktır

Herkese merhaba. Ben, Minik Sorgucu. Bugün size, din felsefesinin en temel konularından biri hakkında kendi tezimi sunmak istiyorum. Amacım asla saygısızlık yapmak değil; mantık ve saygı çerçevesinde kendi tezlerimi ortaya koymak.

                        Tanrı’nın Gazabından Korkmak

Toplumsal ve dini yaşantımızda, küçük yaşlarımızdan itibaren bize hep Yaradan'ımızdan korkmamız gerektiği anlatıldı. O'nun korkulacak ve cezası çetin bir varlık olduğu öğretildi. Günümüze kadar değişmeyen bu dogmayı temelinden sarsacak bir tezim var. Ancak tezime geçmeden önce, bu korku ahlakının zihnimizde nasıl yer ettiğine bakalım.Büyüklerimiz, ne zaman bir yanlış yapsak, hep cehennemde yanacağımızı, Kur'an'a saygısızlık edersek çarpılacağımızı söylerlerdi. Bu korkunun, bir çocuk zihninde ne denli kalıcı izler bıraktığına dair kendi çocukluk anılarım var.Altı ya da yedi yaşlarındaydım. Anneannemle hastaneye gitmiştik ve orada Down sendromlu, benden biraz büyük bir kızla tanışmış, iyi anlaşmıştık. Eve geldiğimizde annem, kalbimin temiz olduğunu ve bu iyi kalpliliğimi korumam gerektiğini söyledi. Ben de çocuk saflığıyla, "Anne, benim kalbimi deterjanla mı yıkadılar?" diye sormuştum.

Annem, bu masum sorum üzerine günaha girdiğimi söyledi. Korkuyla, çocuk aklımla televizyon dolabının arkasına saklandım. Annem ne yaptığımı sorduğunda, ona "Allah’tan saklanıyorum" dedim. O da bana, Allah’ın her şeyi göreceğini ve O’ndan saklanamayacağımı anlattı. Ne yazık ki ebeveynlerin çocukları doğru yola sevk etmek için başvurduğu bu "korku temelli" eylem, o insanın beynini, ruhunu ve kökten psikolojisini olumsuz etkilemektedir.Sekiz yaşımda yaşadığım başka bir anı daha var. Her ailede olduğu gibi, bizde de tartışmalar olurdu. O yaşta, anne ve babaya saygı duymam gerektiğini bilmiyordum. Bana, tatlı dilin yılanı deliğinden çıkaracağını, kibar olmam gerektiğini, aksi takdirde günah işleyeceğimi söylediler. Ve hemen ardından bana Cehennem’i anlattılar. Düşünsenize; küçük bir çocuksunuz ve ebeveynleriniz size Cehennem’in o dehşetli portresini kafanızda çizdiriyor. O günü ve o sözleri hâlâ dün gibi hatırlıyorum: Önce ateşin içine girip tüm derinin yandığını, sonra iyileştirilip aynı işkencenin tekrarlandığını... Cehennem kavramıyla sekiz yaşımda böyle tanıştım. Ve o yaştan itibaren zihnime kazınan tek bilgi, sürekli Allah'tan korkmam gerektiği oldu.

  Korku Nedir?Neden vardır?Neden Tanrı'dan korkuyoruz?

Felsefi açıdan bakıldığında, korku, Varlığın potansiyel olarak yok oluşu veya değer kaybı tehdidi karşısında hissedilen temel duygusal tepkidir. Bizi hayatta tutmak için evrimleşmiş olsa da, inanç ve ibadet bağlamında tamamen farklı bir işlev görür.

Neden Vardır? Korkunun üç ana nedeni vardır:

  1. Biyolojik/Hayatta Kalma Kaynağı (Primal Korku): En temel seviyede, korku bizi ani tehlikelerden (ateş, düşman, yükseklik) korur ve hayatta kalmamızı sağlar.
  2. Varoluşsal Kaynak (Ontolojik Korku): Bu, ölümün kesinliği ve anlamsızlık ihtimali karşısında duyulan derin kaygıdır. Bu korku, bizi hayatımıza bir anlam katacak büyük bir şeye (din, felsefe, sanat) yönlendirir.
  3. Toplumsal Kaynak (Dogmatik Korku): Bu korku, kınanma ve toplumdan dışlanma endişesinden doğar. tıpkı benim çocukluğumda olduğu gibi, bu korku, doğruyu bulmaktan çok, kurallara uymaya zorlar.


       Tezim:İbadetin Motoru,Korku Değil Koşulsuz Aşktır

Kuran-ı Kerim'de,Nebe Suresi (78), 40. Ayet:

"Gerçekten biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi, kendi elleriyle takdim ettiklerine bakacak ve inkârcı 'Keşke ben bir toprak olsaydım!' diyecek."

İşte benim tezim bu ayetle başlıyor.Allah öyle bir ilah ki her şeyi biliyor.Sonucuda başı da her şeyi bilen biri.Ve her şeyi bilmesine rağmen bizi sınıyor.Oysa kimin sonucunun ne olucağını,özgür iradesiyle neyi seçip seçmiyeceğinide biliyor.Bizi var etmek gibi bir mecburiyeti olmadığı gibi yaratır yaratmaz direk Cennet'e ve Cehenem'e koyup "Ben sizin ne seçiceğinizi bildiğimden böyle yaptım." Diyebilirde.Ama kocaman bir evren yaratıyor,bir dünya yaratıyor.Kitaplar ve peygamberler indiriyor.Kuraları söylüyor.Emrini dinlersek ödülümüzü ama yasağını çiğnersekte ne cezası ile yüzleşeceğimizi bildiriroyr.Bizi sürekli affediyor ve bol şans tolerans veriyor.Sonra kıyamet geliyor ve "Keşke toprak olsaydık." Diyoruz.Neden?Şimdi biz insanın bir onuru ve bir gururu vardır.Ee her şeyi bilmemize rağmen özgür irade ile seçim yapıp sonra bunun sonucu ile yüzleşince neden toprak olmayı kaçmayı istiyoruz?Yani daha ne yapsın?Diyorsunuz dünyaya geri dönelim yok toprak olalım.Ya bunu söyliyecek olan kişiler,siz dünyada kararınızı verdiniz ve kişisel bir tercih yaptınız.Neden orada fikriniz değişti?Orada sana hasksızlık yapılmıyor hatta kendi görüp bilmesine rağmen melekleri şahit yapıyor.Ee öyle bir durumda neden korkuyorsunuz?Neden toprak olmak ve dünyaya geri dönmek istiyorsunuz?Onun yerine, "Ya ben hak atmişim benim bir onur ve gururum var ben bunu hak etiysem çekmeliyim." Düşüncesini yerleştirirseniz olmaz mı?Yani "Benim anlım ak,hak etmediysem cezaya iltirazım ama hak etiysem eyvalah aslanlar gibi." Denilebilir.Yani zaten her şeyi bilen biri mecbruru yok şahit tutmaya hatta hesap sormayadanda yapabilirdi.Yani başımıza gelicekse korkunun faydası ne?Sen korksanda,toprak olmak istesende kurtulmuyacaksın ki.Sen önce kendi yaptığın eylemin sonucunuda kabul etmen gerekir.Büyük güç büyük sorumluluk getirir.Her eylemin bir sonucu vardır bu dünyadada böyle.Ders çalışmazsın sıfır alırsın.Okulunu bitiremezsin mesleğin olmaz.Kopya çekersin ama yakalanırsın.Suç işlersin hapise yada para cezasına çarptırırılırsın.Biz özgürüz.Biz istediğimiz her şeyi yaparız.Zaten kurallarda çiğnenmek için vardır.Ancak biz bir eylemi yapıyorsak sonucundan neden korkuyoruz?Zaten Allah'ta istediğini yap ama sonucu böyle diyor.Bir yolu seçerken sonucunuda kabul etmelisin.Ben böyle yapnayı seçiyor ve tercih ediyorum ve gururum onurumdan ötürü hak etiğim varsada çekmeye razıyım demelisin.Yani gidip bir ayıya taş atıyorsun,ayı sana saldırırncada imdat diyorsun.Ee bir şeyi yapıyorsak ve tercih etiğimiz yolun sonuna kadar arkasındaysak neden toprak olmak istiyorsunuz?Gerçekten o sözü içinizden hanginiz söyledi bilmiyorum ama kaçmak yerine kaderini kabul etmelisin.

Önce şunu netleştirelim.Biz burada iki seçenek var.Ya emirlere uyup yasaklarından sakınıcağız,yada yasakları çiğneyip emirlerden kaçacağız.Önce bu yolu kendi özgür ifadenle seçip ona göre sonucundan kaçmak veya korkmak mantıksız.Sen bilerek seçtiysen bu kararını değiştirmemelisin öteki tarafta.Çünkü keşke toprak olsaydım demenin bir anlamı yok.Sen yaptıklarının bedelini ödiyeceksen ve gururun varsa bence sen kendine kızıp razı olmalısın.Ancak hiç bir suçun yoken haksız yere cezalandırılacaksan işte o zaman iltiraz et ama haksızlık yapılmıyor ve gerçek adalet buysa o zaman seçtiğin yolun sonucuna katlanmayı da kabul etmen ve bu fikirle barışman gerekir.Çünkü oradaki korku saçma seni kurtarmıyor sen orada korksanda korkmasanda ağlasanda ağlamasanda yalvarsanda yalvarmasanda kaçmaya çalışsanda kaçmaya çalışmasanda pişman olsanda olmasanda giriceksin.Hiç bir şey değişmiyecek.O halde toprak olmayı dilemek saçma olmjyacağı bir şeye keşke demek saçma.Yani o ayete kim o sözü söylediyse gururuna sesleniyorum ki yapıyorsan sonucunuda aslanlar gibi katlancan kardeşim.

Ve eğer bu sırf inanç meselesi değil ceheneme sadece inanmıyanlar gitmiyecek diye bir şey yok ki.Kadına şidet uyguluyan çocukları narin ve sıla bebek gibi tecavüz edilip ölzdürülen meleklerimiz yavrularımızı da bu haksızlığı yapanlar gidicek.Ee sen başkasına zarar veriyorsun onun canı acıyor o halde senin neyin değerli ve özel ki senin canın acımasın?Yani Allah koca dünya yaratmış her şeyin sonucunu bilmesine rağmen ve son geldiğinde toprak olmak istemek yerine nankörlükten ötürü kaçmak yerine bunu ben hak ettim demeyi de insan bilmeli.

Korku yerine aşk olsa,cennet arzusu yerine iyilikten yapsak,Allah'ı ve cehenem diline bir bakış

Toplumda bazı insanlar ise ibdaetleri,iyilikleri ya Cennete gideyim yada cehenemzde azap çekmeyim diye yapıyor.Genelde çoğu kişinin niyeti böyledir ve maalesef çok önemli ve aslında olması gereken bir şeyi kaçırdığınızı düşünüyorum.Sevgiyi ve aşkı.

Bizi her halde seven ve hep şefkatle karşılıyan ve çok iyi bir yaradıcımız var.Ama bizim odağımız ya cehenem yada cennet olmuş.İster kapan,ister açık ol.İster ibadet et,ister etme.Ama bunu yapıcaksanda amacın bence cennet ve cehenemden başka bir şeyi olmalı.Öncelikle sor kendine.Ben neden bu inanca inanıyorum?Bu inanç bana ne katıyor?Araştır ve gerçeği kendi gözünle bul.Eğer eylemlerin cehenem korkusu veya cennete gidebilmekse hiç yapma daha iyi.Çünkü sen kendi çıkarın kendi korkun kendi ödül için yapıyorsan o değerli değil.Bence samimiyet gerekir.Allah ile kul arasına kimse giremez.Allah sevgisi ile onunla ilişkini sevgi,güven ve anlayış üzerine gidilmesi gerekir.Çünkü konu sevmek olunca tüm kuralar kalkıyor.Ne kadar gerçek bilmem ama bir hikaye duymuştum.Zamanın birinde ermiş bir insan varmış.Bu insanı da çok seviyorlar.Allah'a inanmıyan biri geliyor ve içkiyi ona uzatıp "Allah aşkı için iç." Diyor.Ve ermiş insan direk tüm şişeyi ağızına dikip içiyor.Herkes şaşırıyor.Nedenini sorduklarında Allah'ın kuralı önemli ama Allah aşkı için iç dedi.Eğer bunu yapmazsam aşkımı yalanlarım demiştir.Kul arasına kimse giremez.Anne ve babalar bile.Kızıyorum aşırı dindar ailelere.Siz bildiğinizi öğretin ama kızına yok başını kapat diyemezsin ki bunun alakası yok.Kuran-ı kerimde baş örtüsü takın diye bir ayet yok ve bence bu kişisel bir şeydir.Aileler bence çocuklarının kararına saygı ve hoş görüyle karşılanmalı.İstiyen istediğini yapar.Siz çocukları eğitmekle görevlisiniz o çocuklar eşyanız değil birer emanetir.Kul ile Allah arasında konu aşk olduğunda tüm yasalar ve kuralar gider.Zaten mantıken insan sevdiği birine kötülük eder mi?Yani bu kadar çok cennet istiyor ve cehenemden korkuyorsanız bence bunlara kafa yormaktansa internete din adı altında sizi istismar eden insanların beynini yıkamasındansa bu kadar çok derine inmeye gerek yok.Siz Allah'ı gerçekten severseniz inanın ki cenneti de elde edersiniz cehenemdende kurtulursunuz.Hepimiz hata yaparız ama Allah bizi kusurlarımızla olduğu gibi seven bir tevbe ettiğimizde kabul eden sandığınızdan çok şefkatli biridir.Çocuken çocukluğumu hep Allah'tan korkarak geçirdim ve pişmanım.Aslında her ne kadar Kuran'da benden korkun dese de onun şefkatini yaşamış deneyimlemiş biri olarak aşırı şefkatli.Siz günlük hayatınızın kısa olduğunu biliyorsanız bol bol gülmeyi bol bol her konu hakında bilgi edinerek faydalı şeylerle geçirseniz.İbadetlerinizi ister yapın ister yapmayın.Tek güvenilir kaynak Kuran'dır.Okularda veya diyanetekilere hacı hoca youtuber tarikat bunlara gerek yok.Biz müslümansak bizde ruhban sınıfı yok ki.Her şey kul ve Allah arasında ve kalbindeki niyeten geçerlidir.Bu kadar fazla derine inmek yerine kuralları yasaları bilin.Ona göre davranın.Aynı zamanda kendinizi kişisel olarak geliştirin ve faydalı şeylerle ilgilenin.Olay seversen güvenirsen ve şefktaine inanırsan zaten ortada sorun kalmıyor.Size bir örnek anlatıcağım varya ister inanın ister inanmayın.Sadece anlatığımdan Allah'ın şefkatini ve korkunun saçmalığını anlayın.

Ben 17 yaşındayım.Hayatımda bazı sorunlar yaşamış anskiyete ile uğraşmış,yanlızlık sıkıntısı çekmiş ve sevdiklerimin ölüm döşeğine girip terk edilme kaybetme olasılığı yaşamış biriyim.Youtubede zaman geçirmek için videolar izliyoruz.Orada komik bulduğum ve izlerken beni güldüren bir youtuber var.Adını unutum.Bir uygulama reklamı yapıyordu.Orada arkadaşlık filan ediniliyor diye.Ben sosyal medya kullanana biri değilim ama merak ettim.Ve girdiğime pişman oldum.Sanal tacize uğradım ve hoşuma gitmedi.Ve ailemede söyliyemedim kızarlar diye.Yanılmışım.Neyse düşünüyorum neden cinselik var?Hatta gerçek ve saf bir merakla yapay zekaya sordum.Çünkü kime sorucağımı bilemedim dini bilgileri sanki adam yaşamış gibi Kuran'ı kerimde yazmamasına rağmen sırf para için dinde beyn yıkıyan o kadar kötü insanlar var ki kime güveneceğimi bilmiyorum.Yapay zekaya haşa Allah sapık mı?niye böyle yapıyor dedim ama yapay zeka hatalı yanıtlar verdi anlamadı.Sonra kafamda bu sözüm günah oldu mu?Bana kızgın mı soruları döndü.Ben çok kişisel gelişim romanı okumuş biriyim.Ve fark etiğim bir şey var ki biz insanların en büyük problemi iletişim.Biz duygularımızı karşı tarafa iletsek bizi anlamaz mı diye düşündüm.Bu arada bu iletişim meselesi pskilojikte olsa felsefe olmasa bile bu iletişim sorunu hakında bir yayın yapmayıda düşünüyorum.Neyse devam edeyim.Aklımda geldi.Ya bazı insanlar iletişim kurarak sorunları çözüyor.Ben madem Allah sapık mı? sorusunu sorarak gerçekten ağır ve korkmam gereken bir soru sordum.Ya o beni yoktan var etti.Beni tanıyan ve niyetimi ve  yaşadıklarımıda o bilir.Ben ona duygularımı anlatsam bana azapla değil şefkatle yaklaşır diye düşündüm.Sonuçta Allah bizim mühendisimiz bizim yaradıcımız.Ona içimdeki korkuyu,yaşadığım olaydan rahatsızlığımı,tecavüz ve tacize uğrama korkumu,onu çok sevdiğimi ve niyetimin isyan olmadığını,psikolojimin bozulduğunu ve travma yaratığını ve korku içinde olduğumu söylediğimde ilham geldi.Yani bilmiyorum araştırdım ilham deniliyor ama çok bilgim yok.Ben dindar biri değilim.Ben baş örtüsüde takmıyorum.Ben oruçta tutmuyorum.Namaz ve dua sadece.Oda her zaman değil yani dini konuda çok bilgisi olan usta biri değilim.Kendime ait olmuyan bir şefkat duygusu hisetim.Öyle ki sanki ben bir anaokulu öğrencisiyim sanki küçük bir çocuğum.Sanki karşımda bir öğretmen,bir çocuk gelişimi okumuş biri gibi sanki küçük bir çocukla konuşuluyormuş gibi sanki bir ses olsa en yumuşak ses olur gibi sanki biri benle konuşmuş gibi,"Sorun değil,seni anlıyorum,sana hiç kızmadım." Böyle bir kelime belirdi kalbimde.Ve öyle ağır duyguydu ki göz yaşlarımı tutamadım ama birden aşırı huzurlu aşırı mutlu gibi hiisetim.Tıpkı yılbaşı yada doğum günlerimizde kendimizi özel hisetiğimiz yada süpriz bir hediye almış gibi yada oyun parkına gidince yada oyuncak alınan küçük çocukların hisetiği neşe ve çoşku gibiydi.Anladım ki ben kendim olmalıyım ben kendime güvenmeliyim kendimden nefret etmek yerine sevmeliyim.O beni kusurlarımla seviyor ve ne yaparsam yapayım o benden vaz geçmiyecek ben başarılı olabilirim sınavları geçebilirim üniversite kazanabilirim istediğim gibi biri olabilirim insablarla rahatça konuşup kendim olabilirim kimseden çekinmeme yada ay bana bakıyor mu demememe gerek yok diye düşündüm ve her zaman yaradanıma derdimi anlatabilirim.Psikoloğa gidiyordum gitmeme gerek kalmadı.Yıllardır psikoloğa gittim ve hiç biri bana kendimi sevdirmedi ilk okulda öğretmenimin kaybetirdiği öz güveni geri getirmedi.Okudğum kitaplarda.

Kısacası bu kadar çok cennet cehenem düşünmeyin.Bir daha kıyamet kopmadı.İki Allah çok şefkatli anlatığım olay beni kendimi pskiolojik açıdan geliştirdi ve bana iyi hisetirdi.Ve ben bunu bir hediye gibi kalbimde saklıyrum sadece buradan şefkatini anlayın.İnanmak zorunda değilsiniz bunu bilip bilmeniz inanıp inanmamanızın bana bir faydası yok.Sadece Allah'ın korkulacak bir varlık olmadığını,sevilmesi gereken ve güvenilecek birisi olarak görün ve temiz kalple yönenin şu nasıl şu nasıl böyle yok şu zikir nasıl yok namazda bunu mu giyiyim diye sorgulamayın.Daha da derine inmeyin.Günlük hayatınızda kendinizi pskilolojik olarak geliştirin.Mutlu olun ve hiç bir şeyin sizi üzmesine ve yıkmasına izin vermeyin çok kısa ve bence bu kısa hayatı cennete ceheneme kafa yoyarak değilde mutlu olmaya gülümsemeye eğlenceli kaliteli ve faydalı zaman geçirerek değerlendirin.Bu arada aranızda inancı olmuyan okuyucular,umarım size saygıszlık olmaz ve umarım rahatsız etmiş olmam.Bu benim ilk tezim.

Umarım faydalı olmuştur.Yapıcı eleştirilere açığım.Bu benim tezim.Sizinle felsefe olarak bu konuda tartışmak isterim.Benimle felsefe yapmak istiyen iltiraz ve sorularınızı yanıtlamak isterim.Bu bilgilendirme değilde felsefe yapabileceğimiz bir plartform.Günümzde filozoflar ve felsefe alanı azaldı.Umarım yine bu plartform sayesinde felsefe gün yüzüne yine çıkar diye umuyorum.Bunlar kendi görüşlerim bu yüzden bu bir tez bir düşünce olduğu için bunun doğrulundan şüphe etmeye gerek yok.

Yazım hatam varsa affedin.

Yorumlar

  1. Ksden selamlar öncelikle. Okuduğumda geri dönüş yapacağım.

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar tabiki okuduğunuzda sizinle bu tez hakında tartışmak isterim.Yorumunuz için teşekür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korku türlerini bilmiyordum senin yazından öğrendim. Fikirler güzel. Yalnız Kuran'da başörtüsü olup olmaması meselesine sağlam bakmak lazım. Olduğuna dair söylenen de çok şey var. Olmadığını da söyleyenler var. Tartışmalı bir konu. Sağlam delillere dayanmak lazım. Korku denen şey esasında insanı doğruya yöneltmek için. Bununla ilgili geçenlerde İnstagram'da bir videoda Nouman Ali Khan isimli ünlü kişinin bir konuşmasını görmüştüm. Rahman Suresi'nde cehennemdeki azapla ilgili bir ayetten dolayı ateist olduğunu söyleyen kızla olan sohbetini anlatıyordu. O korku dolu ayetlerden sonra bile cennetten bahsediyor sure. O korku bile insanı doğruya yöneltmek için diyordu Nouman Ali Khan ve doğrudur da bu. Felsefeye olan ilgin de güzel. Senin yaşlarında ben de öyleydim ve halen severim felsefe alanını.

      Sil
  3. merhaba,kuranda Allah zaten benden korkun demektedir.Ancak korkuyla yaarsan daha çok hata işleme veya soğuma ihtimalin vardır.Mantıken eğer sevgi olursa bu sefer azab değilde kaybetme korkusu yaşarsın sevgi daha iyi olur arada bir samimi bağ lazım.Çünkü bu daha deherli olur.Korku veya cennet ile yapılan menfat gibi insanın özgür iradesi var ve karşılıklı yapması saçma.Baş örtüsü takanlara saygım var ama bazı dindar aileler zorla kapatıyorlar baskıda benim sınıf arkadaşımda baskıyla kapanmış biriydi ve kuranda açık saçık giyinmeyin normal giyinin diyor baş mrtüsü demiyor yani bunu takmasan günah çabuk baş kapat demeye karşıyım zorla yaptırmalarına.Bende felsefeyi severim ve bu konuda tartışmak farklı görüşler görmeyi severim.Teşerkür ederim güzel yorumunuz için.Korkuda bence ceza yerine onu üzmekten onu gücendirmekten korkmak daha mantıklı olur.Bence her iletişimde samimişyet ve sevgi önemlidir.Bu yüzden korku ve cennet için yapılan samimi değil menfatir bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hesabımı sildim bu arada. Bloglarını takip edip yorum yapmaya çalışırım elimden geldiğince.

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Tekrardan selamlar. Yeni bloğunu ne zaman yazmayı düşünüyorsun?

      Sil
  5. Merhaba,şuan üzerinde çalıştığım bir felsefi tezim var.Bitince yayınlanıcaktır.Ancak henüz bitmedi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Minik Sorgucu'nun tezlerine katılın: Fikirlerinizi, eleştirilerinizi ve kendi felsefi görüşlerinizi saygı çerçevesinde paylaşın. Unutmayın, amacımız hakikati aramak.